Deniz Özgökbel

Karagöz ve Kukla Sanatçısı

Kurumsal Site Sabit İçerik

kurumsal

Sertifikalar ve Belgeler

 

Katıldığımız Festivaller

 

 

Okullar , Anaokulları , Alışveriş Merkezleri,

 Festival , Şenlik , Kutlamalar ,

 Sünnet , Doğum Günü  ve  Eğlencelerde

 gösteriler devam ediyor...

iletişim için tıklayınız...

 

  Konak Belediyesi Ümran Baradan Oyuncak Müzesin'de KARAGÖZ gösterileri devam ediyor...

HER CUMARTESİ 13.00

Gösteri İçeriği Her Hafta Değişmektedir...

 

 Oyuncak Müzesinde KARAGÖZ ATÖLYESİ başladı...

HER CUMARTESİ  11.00 - 12.00 arası

Sınırlı sayıda katılımcı imkanı olduğu için rezervasyon yaptırmak gerekmektedir.

www.izmiroyuncakmuzesi.com

 

"CANLI KARAGÖZ" KARAGÖZ DEĞİLDİR...

CANLI, ELBİSE GİYİLEREK YAPILAN KARAGÖZ GÖSTERİLERİ TOPLUMUMUZU KENDİ KÜLTÜRÜNDEN UZAKLAŞTIRMAKTA,

KARAGÖZ SANATINA VE KÜLTÜRÜMÜZE ZARAR VERMEKTEDİR.

KARAGÖZ SANATININ KARŞISINDAKİ TEHLİKE YUNANİSTANDAKİ KOMŞULARIMIZ DEĞİL, PERDEDE KARAGÖZÜ GÜNDEN GÜNE YOK EDEN BU GİBİ DENEYSEL ÇALIŞMALARDIR.

"Perdede Karagöz" ü SEYRETMEK, SERGİLEMEK VE ÖZENDİRMEK HEPİMİZİN GÖREVİDİR.

 

Karagöz sanatımızın sadece  tarih kitapları arasında kalmaması ve geleneksel tiyatromuz içindeki eski saygın ve yaygın konumunun yeniden elde edilebilmesine yönelik çalışmalarımızın bu amaca gerçekten hizmet etmesi dileğiyle

 
İYİ SEYİRLER
 
 

TÜRK KUKLA TİYATROSU

Türk gölge tiyatrosu Karagöz Türkiye ile özdeşleşerek bütün dünyada tanınırken kökeni daha eskilere uzanan Türk kuklası daha az tanınmaktadır. Nedeni ise Karagöz konusunda araştırma yapan araştırmacıların Orta Asya'da oynatılan kukla oyunlarıyla ilgili kaynakları gölge oyunu ile ilgili sanmalarıdır. Eski metinlerde korkolçak, kavurcak, kaburcuk, kağurcak, kaurcak, kıvırcık, kavur, kurçak, lubet, piyade çadırı, hayal, çadır hayal, çadır cemal gibi adlarla anılması bazı araştırmacıları yanıltmış ve kuklanın Karagöz oyanlarıyla karıştırılmasına yol açmıştır.

Ortaasya'da var olan kuklanın göçlerle birlikte Anadolu'ya getirildiği büyük bir ihtimaldir. Bu görüşün dışında kuklanın İran'dan Anadolu'ya geçtiği, çingeneler tarafından Hindistan'dan, Yahudiler eliyle İspanya ve Portekiz'den getirilmiş olabileceği şeklinde söylentiler de bulunmaktadır.

Kökeni eski olmasına karşın kukla kelimesi Anadolu’da 16.y.y. sonlarında, 17.y.y. başlarında kullanılmaya başlanmıştır. Osmanlı imparatorluğu döneminde yapılan kutlama ve şenliklerde kukla gösterilerinin düzenlendiği çeşitli kaynaklar tarafından doğrulanmaktadır Bu şenliklerde değişik kukla gösterileri yapılırdı. En çok bilinen kukla gösterileri; araba kuklası, dev kuklalar, iskemle kuklası ve el kuklasıdır.

Araba kuklası, bir arabanın içine yerleştirilen kuklaların arabanın tekerlekleri dönmeye başlayınca hareket etmesi yöntemiyle oynatılan kuklalardı.

İskemle Kuklası sokak göstericileri tarafından oynatılırdı. Birden dörde kadar müzik kutusu figürlerinin göğüslerinden yatay olarak ipler geçirilir, bir iskemle veya standa dik olarak dayandırılır, oynatıcı ipi çektiği zaman kuklalar müzikle birlikte hareket ederler.

Dev kuklalar isimlerinden de anlaşıldığı gibi çok büyük kuklalardır. İçlerinde gizlenen bir adam tarafından hareket ettirilirler. Kasnaklar üst üste konarak üzerine etek giydirilerek yapılır.

El Kuklası; Başları ve kolları kağıt hamuru veya tahtadan, gövdeleri bezden yapılan ve ele takılarak oynatılan kuklalardır.

İpli Kukla; 19.y.y. da İstanbul’a gösteriler yapmak üzere gelen İngiliz kuklacı Thomas Holden tarafından Türkiye'ye getirildiği söylense de Qrtaasya'da Çadır Hayal adıyla ipli kukla oynatıldığı, ve Türkler tarafından eskiden beri oynatıldığı bilinmektedir. Bu türde kuklanın baş, sırt, ellen ve ayaklarına ipler bağlanır, iplerin diğer uçları bir çubuğa bağlanır, kuklacı ipleri çekerek kuklaları hareket ettirir.

Osmanlı İmparatorluğunun siyasi ve ekonomik yapısının bozulduğu 19.yüzyılda Kukla ve Karagöz gösterileri de azalmaya başlamıştır. Bunun iki önemli nedeni vardır. Birincisi ülkenin içinde bulunduğu durum nedeniyle yönetimin bu sanatlara getirdiği yasaklar, ikincisi de Avrupa tiyatrosunun gelmesi ve yeni olan bu gösteri sanatına insanların daha çok ilgi göstermeye başlamalarıdır. 19.y.y.sonları ve 20.yüzyılın başlarındaki savaş ve kargaşa ortamı kukla ve gölge oyununun sahnelenmesi ortamını iyiden yok etmiştir. Cumhuriyetin kuruluşundan sonra Atatürk'ün kültürel yönden de çağdaş bir ülke yaratma hedefı ve bu hedefe varmak için eski kültürel değerlerin bilinmesi ve geliştirilmesi düşüncesi kukla ve gölge oyunlarının özellikle halkevleri açıldıktan sonra yeniden gündeme gelmesini sağlamıştır. Halkevlerinin sağladığı olanaklarla kukla ve gölge oyunu sanatçıları gösterilerini rahatlıkla yapmışlardır. Halkevlerinin kapatılmasından sonra yine sıkıntılı dönem başlamış, sanatçılar sanatlarını icra edecek ortamı bulamamışlardır. 1970'li yıllardan sonra Kültür Bakanlığı'nın konuya sahip çıkması bu sanatların yeniden gündeme gelmesini sağlamıştır.

Bu gün ülkemizde sadece el kuklası ve ipli kukla oynatılmaktadır. Her iki türde de klasik ibiş kukla oynatılmaktadır. Bir konakta uşak olarak çalışan İbiş’in bey ve konakta yaşayan beyin oğlu, hizmetçi kadın, aşçı, bahçıvan gibi kişilerle olan ilişkileri komik öğelerle anlatılır. İbiş; Karagöz oyunundaki Karagöz, Ortaoyunundaki Pişekar gibi cahil, konuşmaları ters anlayan, verilen işi doğru dürüst beceremeyen, kavgacı, sakar ve şamatacı bir tiptir. Bey ise Karagözdeki Hacivat, Ortaoyunundaki Kavuklu gibi bilgili, okumuş, mevki sahibi, düzenin adamı olan bir tiptir. Kukla oyunları daha çok güncel konuları, özellikle de bir konakta yaşanan olayları ele alarak ülkenin genel durumunu işler. İpli kukla müzik eşliğinde kuklaların sözsüz oynatılması yöntemiyle de varyete kukla adı altında oynatılmaktadır.

Deniz Özgökbel Kimdir?

1978 İzmir doğumlu Deniz Özgökbel, sırasıyla Hakimiyet-i Milliye İ.Ö.O. , Buca Anadolu Lisesi ve DEÜ İİBF İktisat bölümlerinde eğitimini tamamlamıştır.

1995 yılında henüz 17 yaşında tamamen kendi imkanları ile karagöz oynatmaya başlamış, bugüne kadar pek çok okul, üniversite, şenlik, festival, fuar ve kutlamalarda yerli-yabancı, çocuk-yetişkin seyirciye karagöz gösterileri sunma mutluluğu ve gururunu yaşamaktadır.

Halen çeşitli eğitim kurumlarında Karagöz ve Gölge oyununu tanıtmak ve sevdirmek için seminer,  sergi, atölye çalışmalarına devam etmektedir.

2003 yılından itibaren UNIMA – Milletlerarası Kukla ve Gölge Oyunları Birliği BURSA Şubesi’ne üye olan sanatçı 2005 yılından itibaren kendi tasvirlerini yapmaya başlamış ve bunu başta çocuklar olmak üzere öğretmektedir.

UNESCO tarafından Yaşayan İnsan Hazinesi olarak kabul edilen Karagöz Sanatçılarımız Hayali Orhan KURT, Hayali Tacettin DİKER ve Hayali Metin ÖZLEN'den Karagöz Tasvir yapımı, Karagöz Oynatımı, Karagöz Kültürü ve Karagöz Musikisi konularında eğitim almıştır.

2006 yılından itibaren “Gölge Gösteri Sanatları Merkezi Karagöz ve Kukla Evi” adı altında İzmir’de karagöz atölyesi kurma, Karagöz Kültürü oluşturma çalışmalarına ve düzenli gösterilere devam etmektedir.

Gölge Gösteri Sanatları, her sezon İzmir, Aydın ve Manisa illerinde 50 kadar okulda ortalama 25000 öğrenciye karagöz gösterileri yapmaktadır. Ayrıca pek çok üniversite, lise ve ilköğretim okulunda gölge oyunu ile ilgili seminer, söyleşi ve atölye çalışmaları hazırlamaktadır.

2009/2010 sezonunda E.Ü. Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü İle birlikte Kültür Bakanlığı destekli “KARAGÖZ ÖĞRENİYORUM” projesinde Karagöz Eğitmeni” olarak görev almış ve 100 öğrenci yetişmesinde katkıda bulunmuştur.

Geleneksel kukla yapımı ve oynatımı konusunda da çalışmaları bulunan sanatçı İzmir Devlet Tiyatrosu ile "Barut Fıçısı" ve "Edi'nin Annesi Nerede?" oyunlarında kukla tasarımı ve kukla oynatımı konusunda çalışmış, çeşitli okullarda kukla ve karagöz eğitimi vermektedir.

2011 yılında TC Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından açılan sınavda «kukla yapım, tasvir yapım, karagöz ve kukla oynatımı» dallarında başarılı olarak bakanlık tarafından «Geleneksel Tiyatro Sanatçısı» ve «UNESCO SOMUT OLMAYAN KÜLTÜR MİRASI TAŞIYICISI» ünvanı verilmiştir.

2012 yılı ramazan ayı için TRT BELGESEL kanalı için 30 bölümlük bir karagöz programı çekmiş olup hala TRT de yayınlanmaktadır.

2009/2010 sezonunda «Karagöz Delirdi», 2010/2011 sezonunda «Karagöz Müzede» , 2011/2012 sezonunda «Karagöz Salıncak» , 2012/2013 sezonunda ise «KARAGÖZ - CAZULAR» isimli oyunları TC Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından desteklenmeye değer bulunmuştur.

İçinde bulunduğumuz 2013/2014 sezonunda ise «KARAGÖZ YAZICI» isimli geleneksel karagöz oyunu Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü tarafından desteklenmektedir.

17 Ocak 2010 tarihinde açılan Konak Belediyesi Ümran Baradan Oyun ve Oyuncak Müzesi'nde bulunan karagöz köşesini hazırlayarak düzenli olarak gösterilerine ve çocuklarla atölye çalışmalarına devam etmektedir.

Bu çalışma İzmir de yerleşik ve geneksel tek karagöz sahnesidir.

Projelerimiz

Okullarda Karagöz

Okullarda Karagöz Gösterileri hakkında Milli Eğitim Bakanlığının yayınladığı UNESCO Türkiye Milli Komisyonunun tavsiye ve izin yazıları..

   

Kukla

 


Telif Hakkı © 2013. Gölge Gösteri Sanatları. Tüm Hakları Saklıdır.